Ana Sayfa | Kullanım Koşulları | Gizlilik İlkesi
Vasküler Cerrahi (Damar Cerrahisi)   

Anevrizmadan felce uzanan hayati damar hastalıklarından korunmak için, özellikle sigaradan uzak durmak ve sağlıklı beslenmek şart. Uzmanlar, 65 yaşın üzerinde olan, sigara içen ve yüksek tansiyonu bulunan hastaları uyarıyor.

Son on yıl içinde önemli gelişmelerin yaşandığı damar cerrahisi sayesinde, bir çok damar hastalığı çok daha kolay ve doğru tanınıp tedavi edilebiliyor. VKV Amerikan Hastanesi Damar Cerrahisi Bölümü dünyada yapılabilen her türlü cerrahi ve endovasküler girişimi gerçekleştirebiliyor.

Damar hastalıklarının tanısı , özellikle MR ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile çok çabuk ve hastaya önemli bir rahatsızlık vermeden ko yulabiliyor , Damar Cerrahisi Bölümü’nde serebro - vasküler hastalıkların tedavisini yani felç olmayı önleme girişimleri en üst düzeyde yapılıyor. 70 yaş üzerinde oldukça sık görülen, beyin damarlarını tutan aterosklerozon en erken tanısı, tıbbi ve cerrahi tedavisi, felç gibi çok ciddi bir problemin yaşanmasını önleyebiliyor. Bu tür hastalar Kardiyoloji, Nöroloji, Dahiliye ve Radyoloji bölümleriyle çok yakın bir ilişki içinde takip ve tedavi ediliyor. Sonuçlar dünyanın önde gelen merkezleri ile aynı.

Özellikle 65 yaşın üzerindeki erkeklerde sık görülen anevrizma , yani vücudun en büyük damarı olan aort damarının genişlemesi, diğer tanımıyla balonlaşması, erken tanı ile tedavi edilebiliyor. Sigara içen ve hipertansiyonu olan hastalarda daha sık görülen bu hastalık tedavi edilmezse damar patlayabiliyor. Bu durumda hastaların çok büyük bir kısmında ani ölümler oluşabiliyor. Acile gelen hastaların ancak yarısı kurtarılabiliyor.

Tanısı ultrason ile son derece kolay olan anevrizma ile beklenmedik bir anda karşılaşmamak için, 65 yaşın üstündeki risk grubunda yer alan erkek ve kadınların ultrason yaptırması tavsiye ediliyor. Eğer efektif olarak tedavi edilirse hastaların kurtulma şansı yüzde 95’den daha fazla.
Damar yapısı uygun olan hastalarda anevrizma, endovasküler yöntemle damar içinden girilerek , büyük ameliyat yapmadan tedavi edebiliyor ve hastalar iki - üç gün içinde evlerine gönderiliyor. Bir hafta içinde de normal aktivitelerine dönebiliyorlar.

Periferik damar tıkanmaları, özellikle diyabetli hastalarda çok ciddi bir problem olarak ortaya çıkıyor. Bu hastaların yakından takip edilmeleri, bilgilendirilmeleri, tıbbi ve cerrahi tedavilerinin zamanında yapılması gerekiyor ki, böylece komplikasyon süreleri önemli derecede azalıyor. Damar Cerrahisi Bölümü’nde, periferik by - pass ameliyatları ve endovasküler yöntemle anjiyoplasti ve stent konulması en son tekniklerle yapılıyor. Diyabetik hastalarda ayak damarlarına by - pass yapılarak amputasyon önlenebiliyor.

Bu işlemler Radyoloji Bölümü ile yakın işbirliği içinde yapılıyor. Ameliyat öncesi ve sonrası bakım ise Dahiliye ve Kardiyoloji bölümleri ile yürütülüyor. Sık rastlanan bir diğer hasta grubu ise, toplardamar problemi olan hastalar . Her türlü varis, kılcal damar hastalığı ve venöz yetmezlik hastalıkları en son yöntemlerle tedavi ediliyor. Hastalara problem çok detaylı anlatılıyor, koruyucu yöntemler öğretiliyor ve yakın takiple büyük ölçüde hasta memnuniyeti sağlanıyor. İlerlemiş varis hastalığı, uygun hastalarda lokal anestezi ve radyo frekans kateteriyle tedavi edilip hasta işlemden hemen sonra eve gönderilebiliyor. En ileri varislerde ise hastalar cerrahi yaklaşımla tedavi edilebiliyor.

Venöz hastalık, sistemik ve tekrarlayabilen bir hastalık olduğu için yapılan tedaviden ne beklenilmesi gerektiği hastaya izah ediliyor ve yakın takip ediliyor. Bölümümüzde, bu hastalıkların yanında daha az sıklıkta görülen mezenterik ve renal arter hastalıkları ve diğer vasküler hastalıklar da en son yöntemlerle tedavi ediliyor.

Son Güncellenme Tarihi: 25.12.2007 18:52:00


 
Amerikan Hastanesi © 2010 Created by Hiperaktif     
Detay için tıklayınız... Detay için tıklayınız... Detay için tıklayınız... Detay için tıklayınız...